soulfly____

Aşağa gitmek

soulfly____

Mesaj tarafından YÖNETİM Bir Ptsi Eyl. 22, 2008 2:14 pm

Bazı adamlar vardır metal dünyasında... Trajik ölümleri vardır. Cliff Burton, Dimebag Darrell, Chuck Schuldiner ve adını sayamadığım bir sürü metal şehidi. Bazı adamlar vardır. Onların trajik yaşamları vardır. Rahat yüzü görememişlerdir. Bıkkınlık duymazlar asla; sıkılmazlar ve yılmazlar. Mücadele etmeye, ayakta kalmaya devam ederler. Aralarında bir tanesi vardır ki, beni yerle bir eden olaylarda onu anar ve "adam nelere karşı bırakmadı savaşını, ben de bırakmayacağım" diye düşünürüm. O adam, rastalı saçları, uzun sakalı, (çekinmeden ben bu tellerden başka tel kullanmıyorum diyerek alt üç telini söktürdüğü) varlock'ıyla hepimizin yakından tanıdığı Max Cavalera'dır.

Max1985 yılında Sepultura ile başlamıştı Max Cavalera profesyonel anlamda müzik yapmaya. Sepultura'nın bu kadar üne kavuşacağını, dünyada adından bu kadar çok bahsedileceğini kendisi bile tahmin edemezdi. Daha sonra menajeri, eşi ve kardeşinin baskıları, diğer elemanların Max'in tavırlarından hoşnutsuzluğu nedeniyle bırakmak zorunda kaldı Sepultura'yı. Üvey evladını yitirme acısı yetmiyormuş gibi Sepulnation'ı da bırakmak zorunda kalmasıyla Max'e ilk kuşatmayı yaptı hayat. Peki Cavalera kalesinden çıkıp teslim oldu mu? Cevap hepimizin tahmin edebileceği gibi "Hayır!"

Daha sonra Soulfly projesine girişti. Roy Mayorga, Marcello Rapp, Jackson Bandeira ile tamamladı kadrosunu. Daha sonra grubuyla aynı ismi taşıyacak albümü için misafir sanatçıları seçti. Kalabalık bir liste oldu tabii ki. Listede kimler yoktu ki? Fred Durst, DJ Lethal, Dino Cazeres, Chino, Eric Bobo, Burton Bell, vs. Prodüktör koltuğuna ise Ross Robinson (Roots albümüne el atan adam) geçti.

Albümün aldığı tepkiler çok iyiydi. Herkes kabulleniyordu Soulfly'ın sağlam bir albüm çıkardığını. Kısacası yazılacak tarihin ilk çağı başlamıştır. Bu albümdeki en göze batan nokta ise "Eye for an Eye" parçasının eski grubunu hedef alması sebebiyle en sert vokalleri içermesidir.

Daha sonra ikinci albüm için çalışmalar başlar. Max kadroyu değiştirme alışkanlığına kapıldığı için bu albümdeki "diğer" sanatçılar Mikey Doling, Joe Nunez (Kerry King'in tavsiyesiyle gelir gruba bu şahıs) olur. Misafir sanatçılar ise: Tom Araya, Chino, Corey Taylor, vs. Prodüktör olarak ise Toby Wright seçilir.

Jumpdafuckup bu albümdeki favorim olur. Malum Chino gibi bir yetenek Max Cavalera ile tekbilek olunca böyle bir şarkı sadece benim değil bir çoğunun favorisi olur.

III albümü ise eleştiri oklarını üstüne çekmesine sebep olur Soulfly'ın. Soulfly'ın en zayıf albümü olarak nitelendirilir. İlk iki albümün artıklarından yapılmış olduğunu savunur çoğu insan formu. Haksız da değillerdir. Max yavaş yavaş ikinci kuşatma altına girdiğinin stresini taşımaya başlamıştır.

MaxKadroda yine değişiklik farz olmuştur artık Soulfly için. Dördüncü albüm bu eleştirileri, Soulfly bitti artık tabularını yıkmalıdır. Yeni kadroya ise Bobby Burns, Marc Rizzo ve Joe Nunez girer. Bu albümde dinsel temalar ağırlıktadır. Şimdiye kadar çıkan en sağlam Soulfly albümüdür bendeniz için. Renklidir albüm. Farklıdır. Şöyledir böyledir ve enerjiyi açığa çıkarır Soulfly bu albümüyle.

Bu albümden sonra işler kötüye gitmeye başlar. Son kuşatma başlar Max'in hayatında. Bu kuşatma en ağır kuşatma olur. İki acı ölüm üstüste gelir. Yakın arkadaşı Dimebag Darrell şerefsizin tekinin kurşunlarıyla can verir. Büyük oğlunu da kaybedince Max, hayat kuşatmasına karşı beyaz bayrağı çekecek gibi bir izlenim verir bana. Heavy metal dünyasının bir rock'n'roll kralını, Dimebag Darrell'ı kaybetmesinden sonra Max Cavalera'nın da beyaz bayrağı çekecek olmasıyla ilgili kuşkularım betimin benzimin atmasına sebep olur. Ama Max Cavalera neden bir METAL TANRISI olma potansiyeline sahip olacağını o dönem gösterir. Yılmamıştır. Beyaz bayrağı bırakın çekmeyi, elini bile sürmemiştir o bayrağa. Çünkü Dark Ages yoldadır. Albümün ismiyle ilgili şu açıklamayı yapar Max:

"Bence albümün isminin Dark Ages olmasının bir nedeni de o dönemin benim için de oldukça karanlık geçmesiydi. 2004 yılı aralık ayının sonlarında albümü yaparken, Moses ve Dimebag'i kaybetmemiz... Bizim için çok karanlık bir aydı. Bir yılı bitirmek için çok karanlık bir yoldu"

SoulflyGerçekten de karanlık dönemi -özellikle Staystrong adlı parçasıyla- bu albümde çok iyi yansıtmıştır Max Cavalera. Albümün bir diğer özelliği ise Bleak adlı parçada Ayasofya'da çalışan insanların metal üzerine vurarak çıkarttığı ekoların bulunması. Albümün bana göre demirbaşlarını da sayayım: Staystrong, Innerspirit, Bleak, I and I, Corrosion Creeps, Fuel The Hate, Soulfly V, The Dark Ages.

Artık o METAL TANRISI olma potansiyeline sahip biri değildir, o bir METAL TANRISIdır. Beyaz bayrağı çekmekten kaçınan, sert duruşundan taviz vermeyen, zorluklara göğüs germeyi bilen bir METAL TANRISI.
avatar
YÖNETİM
sadecerock.
sadecerock.

Kadın
Mesaj Sayısı : 220
Nerden : rüzgarın savurduğu yerden
Kayıt tarihi : 20/09/08

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Sayfa başına dön


 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz